Filtre
1 2 3 4 5 6
1 2 3 4 5 6

Kumaş

            Öncelikle elbise yapımında ve zaman içinde örtü isteğiyle hareket edilen her alanda kullanılan keten, pamuk, yün, ipek dokumaların geneline kumaş denir.

            Kumaş uzunlamasına çözgü ipliği ve çözgü ipliğinin içinden geçen atkı ipliğinin dokuması ile oluşur. İlk dokuma kumaşının mucidi belli değildir. İlk dokuma tezgahının M.Ö 4000 yıllarına rastladığı düşünülmektedir. İlk kumaş parçası Konya’nın Çuma içesindeki 9000 bin yıllık bir yerleşim yeri olan Çatalhöyük’teki kazılarda bir bebek iskeletine sarılı olarak bulunan kumaş parçasıdır. Yapılan araştırmalar neticesinde kendirden dokunduğu anlaşılan kumaş parçasının Dünyadaki ilk kumaş parçası olduğuna karar verilmiştir.

            Buna göre ilk kumaşın bulunması insanlık tarihine dayanmaktadır. İlk kumaşın kendirden yapıldığına bakılırsa keten olduğu anlaşılabilir. Keten kumaşlar çok uzun süre kullanılmıştır.

            İpliklerin, kumaşların basma ve boyama teknikleri eski dönemlere dayanmaktadır. İ.Ö 2.yy da Roma da boyanmış kumaş örnekleri, Tanq hanedanı döneminde Çin de bağlamalı boyama yöntemiyle bezenmiş ipekler ve 4. Yy da Hindistan da dokunmuş basma örnekleri kullanılmıştır.

            17. yüzyılda teknolojinin gelmesiyle keten dokumalardan sonra pamuk, yün, ve ipek dokumalar çoğalmış fakat ipek dokumalar imalatı ve değeri bakımından ancak saraylıların ve varlıklı kişilerin kullandığı bir kumaş olarak tarihte yerini almıştır.

            Doğu da 16 ve 18.yüzyıllar arasında Türk Hint imparatorluğunda Bengaldeki Dacca da baskılı yada boyanmış müslin kumaşların üretildiği bilinmektedir.

            Fransa da 17. Yüzyılda keten, pamuk, yün ve ipek ile dokunmuş kumaşlar, fabrikalarda gerekse evlerdeki tezgahlarda dokunuyordu. Savaşlar ve göçlerle Fransa dan İngiltere ye giden mülteciler tezgahlarını da yanlarında götürdüler, bundan sonra İngiltere de kumaş dokuma hızla ilerledi.

            1490 da ünlü ressam Leonardo da Vinci nin mekiği keşfetmesiyle dokumanın hızla gelişmesini sağladı. 1733 yılında uçan mekiğin keşfiyle, imalat katlanarak artmıştı. Fakat iplik üretimi yetersiz kaldı. Bunu sonucunda iplik üretiminin çoğalması için çareler aranmaya başlandı. 1767 de Yames Hargreawes yeterince iplik üretmeyen bükme aletini aldı, genişleterek aynı anda 120 iplik buken bir alet haline getirdi. O zamandan sonra gerek iplik imalatı gerekse dokuma tezgahları zaman içinde daha da gelişerek günümüze gelmiştir. Bütün bu çalışmalar günümüzdeki tekstil sanayinin temelini oluşturmuştur.

            Yapılarına göre kumaşlar üç kategoride sayabiliriz. Dokunmamış kumaşlar, keçeler, kağıt telalar, elyaflar

            Dokunmamış kumaşlar, çeşitli dokuma yoluyla elde edilen kumaşlar.

            Örülmüş kumaşlar, örme yoluyla elde edilen kumaşlar, yuvarlak, çözgülü örme, düz örgüler, danteller

            Tekstil sektöründe üretim yapılırken, farklı lifler kullanılmaktadır. Ürünün sahip olması istenen özelliğine göre seçilen kumaşların her birinin diğerinden farklı özellikleri vardır.

            Kumaşlar hem üretildikleri elyaflara hem de kullanılacakları yerlere göre dokunurlar. Doğal kumaşlar, sentetik kumaşlar olarak ikiye ayrılabilirler. Doğal kumaşlar keten, pamuk, ipek, yün iplikler ile dokunan kumaşlardır. Alerjik etki yapmazlar yalnız çabuk buruşur ve ütüleri zordur. Giyimde kullanıldıkları zaman terleme yapmaz, organik özellikleri vardır. Ancak günümüzde sentetik iplikler ile dokunanları kullanımları bakımından daha kullanışlıdır.

            Sentetik kumaşlar dayanıklı, bakımları kolay, ısıya duyarlı, renk dayanıklıkları yüksektir. İngiltere de terylene, trevira ABD de dacron, Almanya da diolen, Türkiye de perilen ticari adları ile üretilen polyester lifleri günümüzde en çok kullanılan sentetik liflerdir. Sentetik liflerin molekülleri doğada bulunmamaktadır.

            Kumaşlarda dokuma sıklığı ölçü birimi olarak count (ct) kullanılır. Count 2.54 cm uzunluğundaki kumaş parçasına yan yana sığan çarpı veya yarım çarpı adetidir. Count değiştiği zaman bu adet değişir. Bu ölçü kumaşın sık veya daha seyrek dokunduğu anlamındadır. Sık dokunmuş kumaşlarda sayılabilen teknikleri ve kanaviçe tekniğini tam çarpı veya yarım çarpı işi rahatlıkla çalışılabilir. İşlemeler ince ve zarif görüntü verir. İşlemenin daha büyük görünmesi istenilirse küçük countlu kumaş seçilmelidir. Sık dokunuşlu kumaşlar 25 – 27 – 32 count olarak etamin olarak bilinen kumaşlar ise 14 – 16 – 18 count olarak dokunmuştur.

            Zamanımızda işlemelik kumaşlar, işlenecek tekniklere göre çok çeşitlilik kazanmıştır.

 

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.